8 Mart 2019 Cuma

08.03.2019 Kadınlar Günü


Beni anlamıyorsun diye haykırdı kadın. Kaçıncı kez haykırıyordu bu cümleyi kim bilir. Erkeğin beyni adeta geri çeviriyordu kadının her cümlesini. Aynı cümleleri defalarca kurmuştu halbuki. Bıkmadan, yılmadan, bin bir ümitle kurduğu cümleler yıllar sonra hala anlaşılmayınca, artık kalbini incitmeye başlamıştı kadının. Kalbi kırıldıktan sonra tekrar aynı olabilir miydi peki her şey? Bu kadar kolay mıydı?

Telefonu adamın yüzüne kapattı ve hıçkırarak ağlamaya başladı. Konuşmanın ne anlamı vardı ki, kelimeler gitmesi gereken yere ulaşmadıkça. En iyisi ağlamaktı. Fakat ağladıkça öfkesi daha çok büyüyordu. Öfkesi büyüdükçe yıkıp devirmek istiyordu her şeyi çaresizce.

Evet yine o çaresizlik hissi gelip bıçak gibi saplanmıştı göğsünün ortasına. En kötüsü de buydu zaten. O illet his büyüdükçe, bir kördüğüm yerleşiyordu boğazına. Nefes alamıyordu. Telefonu çalıyordu bir yandan. Açacak hali yoktu. Nasıl olsa kimse anlamıyordu onu. Ne gerek vardı ki telefonu açmaya.

Ardından kapı çalmaya başladı. Açmak istemedi. Ama ısrarla çalmaya devam etti. Sakinleşip yığıldığı yerden ayağa kalkmaya zorladı kendini, kapı zili ardı ardına çalmaya devam ettikçe. Aynaya bakmadan direk kapıya yöneldi. Aynadaki perişan halini görmeye hiç cesareti yoktu. Kapının deliğini gözetlemeden açtı kapıyı.

Bir saat önce yüzüne telefonu kapattığı adam, öylece bekliyordu elinde bir papatya buketiyle. Adamı gördüğünden çok, papatyaları gördüğüne şaşkındı kadın. Defalarca en sevdiği çiçeğin papatya olduğunu söylemesine rağmen, ilk kez görüyordu adamın bir papatyayla geldiğini. Demek ki bazı şeyleri anlayabiliyordu. Belki biraz fazla yavaş anlıyordu. Olsun geldi ya, bu bile yeterdi. 

Çocuk gibi sevinerek adamın boynuna atladı kadın. Sarıldılar birbirlerine. Seni seviyorum ve anlıyorum diye kulağına fısıldadı adam. Karnının açlığıyla acı acı ağlayan bir bebeğin, annesinin memesiyle buluştuğu andaki sakinliği gibi huzur doldu kadının içine. Ve kim bilir kaçıncı kez affetti sevdiği adamı. Çünkü tek ihtiyacı olan şey sevildiğini ve anlaşıldığını hissetmekti. Bu his her şeye değerdi. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Tarhana Çorbası

Ah o nasıl bir koku! Burnumun içinden usul usul geçip ciğerlerime dolmasıyla içimi ısıtıyor, bayram yerine çeviriyor ortalığı. Daha içmed...