3 yıl
önceki fotoğrafımız çıktı karşıma dün birdenbire. İçim sızladı önce. Gözümden
bir damla da yaş aktı hani yalan değil. Belli ki yine usulca sırnaşmışsın
kucağıma ben çalışırken. Kıyamamışım sarıp sarmalamışım ben de seni. Öpe
koklaya sevmişim.
Sonra
dedim ki insan ne garip. Her şeye alışıyor. İnsanı en acımasız yapan şey belki
de bu. Düşünsene canından bir parça kopuyor. 10 yıl boyunca birlikte yemişiz
birlikte içmişiz birlikte uyumuş birlikte kalkmışız. Hatta ben çalışırken bile
rahat bırakmamışsın beni. Sahi bu arada çok şanslıydın evden çalışmam
konusunda. Her ne kadar ara sıra seyahatlerimden şikâyet etsen de evde olduğum
her günün tadını çıkardığının farkındayım, inkâr etme sakın.
Düşünsene
Can, o kadar hayatım olmuştun. Nefesim olmuştun. Sonra gittin ansızın. Ama
hayat da aktı gitti ve ben buna alıştım. Halbuki ne kadar acımıştı canım ilk
başta. Sanmıştım ki bir daha nefes alamayacağım. Alışacağımı biliyordum bir gün.
Güçlüydüm sabırlıydım, nelere alışmıştım sonuçta. Ama çok acıyordu içim. Hiç
daha önceki acılara benzemiyordu. En korktuğum şey başıma gelmişti. Çok
hazırlıksız yakalanmıştım. Küçücük bedenin ellerimden kayıp gitmişti yarım
saatin içinde. Gerçi buna nasıl hazırlanılırdı onu da bilmiyorum.
Birileri bütün
damarlarımı çekiyordu sanki. Birileri de ciğerimde yanan ateşe sürekli odun
atıyordu. Çok yanıyordu içim. Çok. Ah be Can! Onca yıl bana can oldun. Ruhuma
şenlik oldun. Sonra birdenbire bıraktın beni canımın yangınıyla.
Herkes
tutturdu hemen yeni bir kedi alman lazım yoksa kafayı yersin diye. Dedim herkes
delirmiş herhalde. Ya benim canım gitmiş canım, ne kedisi Allah aşkına! Benim
Can’ım başka bir kedinin varlığına iki saniye bile tahammül edemez. Kendi acımı dindirmek için yerine başkasını getirip onun ruhunu mu acıtacaktım?
Hiç merak
etme Can dostum. Kimseleri getirmedim yerine. Hem kimi getirsem sen
olmayacaktın başkası olacaktı. Bense seni özlüyordum. Senin kokunu, nefesini, sıcaklığını,
yüzüme anlamlı anlamlı bakıp sürekli bir şeyler anlatma çabanı, peşimden muzur
çocuklar gibi koşmalarını. Her şeyini özlüyordum be Can.
Bir şey
söyleyeyim mi? Hala özlüyorum. Ama canım yanmıyor artık. Alışmak böyle oluyor
herhalde. Hem özlüyorum hem de akıp giden hayatın içinde tutunuyorum bir
yerlere sensiz. Umarım senin de keyfin yerindedir. Senin huzur içinde olduğunu
düşünmek benim yüreğimi daha rahat ettiriyor. Huzur içinde uyu Can dostum. Kim gelirse
gelsin hayatıma, sen hep benim en iyi dostum olarak kalacaksın. Hoşçakal…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder